Tatilden Dinlenmiş Olarak Dönmenin Püf Noktaları

Yıllık izinlerimizi alıp hepimiz koştura koştura tatile gidiyoruz. “Ay bu sene çok yoruldum, ay şöyle oldu böyle oldu” bahanesiyle tüm yorgunluğumuzu atmak istiyoruz.

Peki tatilde neler yapılır, neler yapılmaz. Tatil ve bira hakkında neleri yanlış biliyoruz, neleri yapmalıyız. Neleri yaparsak dinlenmiş oluruz, neleri yaparsak yoruluruz. Hepsi bu yazıda.

Otelimize vardık. Bavulları odaya koyduk. Bavulları odaya getiren çocuğa “hehehe çok saol hehehe” diyerek para verme işini karambole getiriyoruz.

İlk gün takılın serbest zaman istediğinizi yapabilirsiniz. Ama asıl olay ertesi gün başlayacak.

Tatil yerinde önce sabah 6’da kalkılır. Mayomuz giyilir ve hemen denize girilir. Çünkü deniz o saatlerde çok güzel oluyor. Tabi bu olayın asıl amacı şezlong kapmaktır, havlu atmaktır. Denizin güzel olması bahanesidir işin.

Sonra efendi gibi kahvaltımız yapılır. Eğer açık büfe varsa bilumum et ürünleri tercih edilmelidir. Öyle peynir falan tüketilmez. O kadar para vermişsiniz. Ne kadar pahalı şey yerseniz o kadar paranın hakkını vermiş olursunuz.

kahvalti-tabagi

Kahvaltımızdan sonra saat 11 – 12’e kadar gazete okunarak çay içilir. Gazetelerin bütün sayfalarının hatim edilmesi gerekmektedir. Yoksa bu bölümden tam puan alamazsınız.

Çayımız bitti, gazetelerimizi okuduk. Şöyle bir etrafımıza bakıyoruz. Bu etrafa bakma aslında “ben nerdeyim?” sorusunun cevabını aramaktır.

Ve tatilde olduğunuzu anlayınca yavaş adımlarla cool cool deniz kenarına iniyoruz. Şezlongumuza yerleştikten sonra denizimize girip çıkıyoruz. Maksimum 30 dakika falan denizde kalmanız yeterli olacaktır.

Denizden çıkıp kurulandıktan sonra Ray Ban gözlüğümüzü takıp önce bir etrafı süzüyoruz. Kimler var, neler yapıyorlar şeklinde bakışlarımızı atıyoruz etrafa. Unutmayın oteldeki herkes size imrenerek bakıyor. İçlerinden “Nasıl cool bir erkek/kadın” diyorlar.

deniz-gozluk

Ve işte asıl olay burada başlıyor. Gidip bardan bir tane bira alıyoruz ve güneşin altında o birayı içiyoruz. Biranın 30-45 dakika arasında tükelmesi tavsiye edilir.

deniz-bira

Buradaki asıl olay güneş altında içilmesi. Çünkü çarpacaktır. Ve hafiften uykumuzu getirecektir. Hiç çekinmeyin. Bira bittikten sonra şezlonga yatıp uyuyun. Yalnız gözünüzde yine Ray Ban olacak.

1 – 1 buçuk saat kestirdikten sonra kalkıp şöyle bir etrafa baktıktan sonra tekrardan denize giriyoruz. 45 dakika civarı yüzdükten sonra geri çıkıyoruz ve yine biramızı bardan alıyoruz. Bu sefer kendinize bir güzellik yapın ve biranın yanında patates kızartması söyleyin.

Patates ve birayı bitirdikten sonra yine bir ağırlık çökecektir. Hemen uyuyun.

Tahmini akşam 4 buçuk 5 civarı uyanmış olacaksınızdır. Bedeniniz o kadar dinlemiş bir halde olacakki etrafa huzurlu, mutlu birazda uykulu gözlerle baktığınızı farkedeceksiniz…

Sonra yine denize girip akşam 6 buçuk 7 civarı odamıza dönüyoruz. Duş alıp giyindikten sonra açık büfenin yolunu tutuyoruz. Rahat olun et kokusu sizi doğru adrese götürecektir.

Açık büfede sağlıklı olsun diye sakın pilav, sebze, fasülye, patlıcan falan almayın. Bol bol et alın, tavuk alın. Hızlıca tüketin sonra bir daha gidin bir daha alın.

En son bir tabağa güzel mezelerimizden koyup masamıza çekilip denizden gelen serin esintiyle rakımızı yudumluyoruz.

raki-meze

 

Tabi güzel deniz manzaralı bir masa bulursanız süper. İyi bir tatilci olursanız güneşin batışını bile izleyebilirsiniz….

Raki-deniz

 

Yok ben cluba gitcem gece kopcam falan. Geç arkadaş bu işleri. Sen oraya dinlenmeye geldin. İstanbul’da zaten bütün kış cıptıs cıptıs koptun.

Saat 11’e kadar rakımızı içtikten sonra bir güzel odamıza çekiliyoruz ve uyuyoruz.

Bu programı hergün uygularsanız süper dinlemiş olarak işinize dönmüş olacaksınız.

Arabayla dönüyorsanız radar gördüğünüzde karşıdaki araca selektör yakmayı unutmayın. Selektör hem radar var demek hem de iyi tatiller demek…

Etiketler biradenizrakıtatil

Sorry, the comment form is closed at this time.

 
buna benzer şeyler