Taksim Meselesi

Özellikle son 1-2 yıldır Taksim’in insanlar nezdindeki imajının ne derece kötüleştiğini görüyoruz. Gerek canlı bomba patlamaları gerek bilinçli bir şekilde Taksim’deki eğlence hayatını baltalayıcı aksiyonlar alan yönetimin hal ve tavırları ile bir zamanların Taksim’inden eser yok.

Birbirinin ardı ardına kapanan mekanlarla birlikte Nerdeicek.com’da mekan silmekten yorulduk. Zaten istenen istikamette ilerlendiğini görmeden aslında birçoğumuz “Ne Taksim’i yaa, her yer Arap” ya da “Abi Taksim’e gidiyoruz da patlamadan geri döner miyiz?” vs söylemlerle Taksim’i sattık, eli ayağı çektik.

Konu Arap ya da Suriyeli tanıdığınız en hümanist arkadaşlarınızın bile “Yahu Suriyeliden bana ne onun kahrını da ben mi çekeceğim, gitsinler kardeşim ülkeden” diye konuşmalarını duyarsınız. Çünkü karşıdaki mağdur ya da Ortadoğulu olunca ırkçılık mübahtır ve bir sakıncası olmadığı gibi her türlü dost meclisinde meze edilip hızlıca geçiştirilip gidebilecek bir konu gibidir.

irfan-alis

 

Hatta konuyla ilgili Peyk’ten İrfan Alış’ın paylaşımında kurduğu şu cümleler ne kadar da güzel bir özetimiz dedirtmektedir ve bünyede tokat etkisi yaratmaktadır.

Araplar Taksim’i bastı ay iğrenç sokağa sıçıyolar, ıyy çok pis, taksim öldü, yaşasın Trump Center. İşte busun sen… Mıy mıy…

Trump’a sor bi.. seni istiyor mu Amerika’da. Sen zavallı bir ülkenin zavallı vatandaşısın onun için. Taksim’de bok varmış. Araplar sarmış… Eeee noolmuş? Gizli ırkçılık bitti alenen yazıyor. Arapların kültürü sana hoş gelmez ama şu ana kadar önümü kesen bıçaklayan arap duymadım. Ben hayal kahvesinin önünde koyun gibi öldürülen seyyar satıcıyı gördüm. Hiç için… Sokak boydan boya kandı ve biz orada çaldık. Hala gözümden gitmez o görüntü. Ve diğer sokaklarında da kanlar içinde ceset görmek sıradandı Beyoğlu’nda… Taksim hep vahşi tarafı olan bir yerdi. Travestiler öldürülür halen sokaklarında her allahın haftası… Kadıköy’e benzemez, güvende hissetmezsin. Ama edebiyat burda vardı. Düşüşler, bitmiş insanlar… Hala da var onlar. Bir yere gitmediler. Giden sensin kardeşim, terkeden. Çünkü marka yerlerde var olmayı seviyorsun. Sokağın edebiyatı umurunda değil.

Sen kaçasın diye AKP buraya yığınak yaptı. Satın ala ala, her yeri otel yapa yapa yavaş yavaş boşalttı. Yasaklarla bunalttı… O kültür onlara göre haram ve yok edilmeli. Ha bunu sana söylemezler. Ama amaçlarına ulaşmak üzereler, neden? Çünkü sen iki Arap görüp onlardan tiksinip siktir olup gittin diye. Ve halis ırkçı bir göt olduğun için…

Moda da bir gün onlarla dolacak merak etme, boklarını da burnuna sokacaklar bağıra bağıra. Senin göt korkun hiç bitmiyecek zaten rahat ol. Kaçacaksın sen… Hep kaçacaksın kalın duvarları olan mekanlara. Huzurun olmayacak. Kaç… Siktir git hatta. Ama bana sakın taksim öldü deme, sen öldün dostum… Senin için ölmüş, kuru bir ağaç gibi.

Taksim mekanları batıyor Nayah da kaçtı diye dedikodu yaparken hüplettiğin kahven 18 lira oldu ama sen hala o siktimin kafesine çöküp ahkam kesmeye devam edeceksin. İtiraz etmeden, tıpış tıpış ödeyeceksin. Hem kahveni hem bu korkaklığının bedelini. Savaşmayacaksın hep günü kurtaracaksın, şimdi git hümanist görünümünde lümpen hayatına devam et. Ama senin ne mal olduğunu biliyoruz tatlısu faşisti ve bizi bulursun merdivenlerde bira içerken, ya da hala çayın bir lira olduğu sokak çaycılarında. Ve inan bulduğunda hala yeni şeylerden konuşuyor olacağız biz. Şimdi siktir git nereye gidiyorsan.

Nevizade’den Peyote de geçtiğimiz günlerde kapanıyor iddialarına yanıt olarak bir paylaşımda bulundu.

peyote-taksim-aciklama

 

Baktığınız zaman aman canım birinin konserleri azaldı, diğeri de mekan müşterisi yok ondan bize çatıyorlar diyebilirsiniz. Ama bir iki adım daha uzaktan genele baktığınızda aslında Taksim’in ülkenin ufak bir simülasyonu olduğunu göreceksiniz. İstanbul’un hatta tüm ülkenin kalbi olan Taksim sadece konum olarak merkezi değil tüm sosyolojik parametreler ile bir pilot bölge gibidir. Taksim’de sahne yoksa, iki bira içip keyif alacağınız mekanların sayısı azalıyorsa, belli bir zaman sonunda kendinizi televizyonun başında insanların yarıştırıldığı müzik programlarını izlerken çekirdek kola içen ve işin daha kötüsü “Yahu neydi eskiden çıkardık Taksim’e eğlenmeye, git gel it gibi yorgunlukmuş yahu, iti var kopuğu var” falan derken bulur ve yeni halinizden zevk almaya başlarsınız.

Kimse kimseyi bir şeyle zaten suçlayamaz ama tüm bunları göz önünde bulundurup geriye kalan tek tük mekana biraz sahip çıkmak ve şu “orası bitti artık burası varcılık”tan bir nebze sıyrılmakta fayda var gibi görünüyor.

 

yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 
buna benzer şeyler