Maltın Gününe Katıldık

Nerdeicek.com’a başladığımızdan beri harika insanlarla tanışma fırsatı bulduk. Hem Nerde İçek konusu zaten keyifli bir konu olduğundan hem de sektörü bakımından zaten ister istemez harika bir çevre oluşuyor etrafınızda. Gerek bazı mekanların çalışanları gerek internet sektörü gerekse de harika alkol temalı blogların yazarlarıyla tanıştık.

Neredeyse Nerdeicek.com’u hayata geçirdiğimiz zamanda tanıştık diyebileceğimiz Meleklerin Payı hem bize her zaman desteğini esirgemedi hem de viski konusunda az da olsa bir ortamda iki atıp tutacak kadar bilgi edinmemizi de sağladı 🙂

Maltın Günü Viski Kulübü ise Meleklerin Payı liderliğinde viski tutkunu yaklaşık 10 kişinin ayda bir biraraya gelip, viski tadımı ve sunumlar yaptıkları hem çok keyifli hem de informatif bir etkinlik. Adı da altın gününden evrilmiş 🙂

Son Maltın Gününe bizim de katılma şansımız oldu, zaten önceden sosyal ağlardan da gıyaben tanıştığımız insanlarla sohbet etme fırsatı bulduk.

Daha önce de viski konusunda Dünya Viski Gününe yine Keyif Adamı ve Meleklerin Payı aracılığıyla katılmıştık. Etkinlik sırasında efsanevi instagram postlarımızı belki hatırlarsınız. “Hmm güzel viski”, “Evet tadı çok güzel bi viskiymiş…” gibi çok informatif, açıklayıcı tadım notlarını sizlerle paylaşmıştık. Açıkçası bu sefer de aynı seyretti diyebiliriz bizim için. Ancak çok özel bir etkinlikte olduğumuzu bildiğimiz için bari bu sefer biraz daha ciddi yaklaşalım diye düşündük.

Öncelikle benim gözlemlerim şu şekilde, viskiye yeni yeni merak salmış birisiyseniz, ilk 1-2 tadımda gerçekten de pek bir şey anlamıyorsunuz. Maltın Günü ekibinden viskidefterim.com’da viski değerlendirmelerini yapan Atakan Özdemir’in söylediği bir söz çok hoşuma gitti. Aslında hepimiz gün  içinde bir sürü koku alıyoruz, sokakta yürürken bir yere giderken ama ne olduğunu bilmiyoruz yada bilmek istemiyoruz, biraz körleşmiş bu duyu. Yanlış hatırlıyorsam bu sözü de düzeltebilirim, zira 6. viskiye geçmiştik sanırım bunu duyduğumda belki hafızam yanıltıyor olabilir 🙂 Ancak şöyle bir şey var, viskiyi koklama evresini tamamladıktan sonra damağa geçince sağdan soldan gelen bir “Ben muz kokusu alıyorum” yada “Bal var sanki” gibi yorumlarla algınız bir anda tavan olup “Evet ya tabi ki bal var bunda, nasıl anlayamadım” gibi fırtınalar kopuyor içinizde 🙂

Özet olarak, çok bilgili, bilgisini paylaşmaktan çekinmeyen bir viski kulübünde çok keyifli sohbetler yaşadığımız bir etkinlik oldu. Viskiler hakkında da genel notlar almıştım, hemen yanımda Burkay Adalığ’ın da oturmasını fırsat bilip biraz ondan biraz diğer katılımcılardan notlar düştüm.

 

Crown Royal Deluxe: %40 alkole sahip bir Toronto viskisi. Amerika, Kanada ve Güney Afrika gibi ülkelerde genelde 750 ml şeklinde şişeleniyormuş ve 50 çeşit viski harmanından oluşuyormuş. Taze ve sentetik, muz, vanilya ve sarı elma gibi aromaları barındırıyor. Buz atınca daha güzel bir hale geldi, 5dk bekledikten sonra kokusu da muazzamdı ancak 15 dk bekleyince ne koku kaldı ne aroma.

Sullivan’s Cove: %40 alkol oranına sahip 14 yıllık bir viskiydi. Vanilya, meşe, kuru üzüm gibi aromalara sahip ancak çok kompleks ve anlaması zor bir viski. Gecenin de favorisi bu oldu.

Belgian Owl: 2004’e kadar viski damıtımevi olmayan Belçika’dan gelen bu viski %46 alkol oranına sahip bir single malt. Mekanik filtreden geçtiği ve soğuk filtrasyon yapılmadığı güzel bir deneyle gösterildi. Viskiye su damlatığınız zaman su viskiye daha geç karıştı ve damlalar ilk düştüğü an çok belli oluyordu. Soğuk filtrasyon olsa böyle bir şey olmazmış. İyi bilgi…

Black Ram: %40 alkol oranı var, 12 yıllık bir Bulgar viskisi. Pek beğenilmedi.

Glann Ar Mor: Rezil, rüsva, utanmaz…

Mackmyra Special 6 Sommarang: Meyve aromaları yoğunmuş ancak burda not almayı bırakmışız 🙂 Ama gecenin en iyi viskilerinden biriydi.

 

Sorry, the comment form is closed at this time.

 
buna benzer şeyler