Lizbon’a Gece Treni

Konu: Bunalım bi tipin içsel yolculuğu
Ne içilir?: Kırmızı Şarap

 

 

“Kendini anlamak; bu bir keşif midir yoksa bir yaratış mı?”

Bir lisede antik diller öğretmeni olan Gregorius’un tesadüfen duyduğu bir Portekizce kelimeyle tekdüze hayatını geride bırakıp ani bir kararla Portekiz’e gitmesiyle başlayan ruhani bir yolculuğun romanı.

Bern’de sıradan bir günde Gregorius’un  eline bir kitap geçer. Kitap hayat, aşk, yalnızlık, ölüm hakkındaki notlardan oluşmaktadır. Hakkında hiç bir fikri olmadan kendine çok yakın hissettiği Portekiz’li yazar ve doktor olan Amadeu Prado’nun izini sürme macerasını konu alan bu kitap kolay lokma değil arkadaşlar. Prado’nun notları italik yazı stiliyle bölüm bölüm geçmekte. Ve hepsi o kadar yoğun o kadar dikkat gerektiren konular ki. Ben kitap okurken not almayı sevenlerdenim şöyle demeliyim ki kalemimi bir an bırakamadım. Tam bir tema hazinesi bir roman. Cümleler o kadar çarpıcı ki roman boyunca trende üç kişisiniz. Prado, Gregorius ve siz. Prado’nun inişli çıkışlı yaşamı, fikirleri, notları, başarıları ve başarısızlıkları o kadar bağlayıcı ki kitap bittiğinde bir arkadaşınızla vedalaşmanız gerekecek. Gregoius devamlı olarak Prado’yu çözümlemeye çalışırken kendi hayatını da sorgulamaktadır. Gregorius’un Portekizce öğrenme macerası çok zevkli olmuş, kitabı bitirip de Portekizce öğrensem mi acaba demeyen çıkmaz. Yavaş yavaş tatlı bir şekilde yabanci dilleri harmanlamış yazarımız Pascal Mercier. Açıkçası romandaki diğer kahramanlar Jorge, Estefania, Maria ve Adriana’dan oluşan   Amadeu Prado’nun etrafında destekleyici karakterler.

Tanrı’nın Sözüne Saygı Duymak başlıklı 3 sayfalık bir metni Gregorius gibi ben de birkaç kez okudum. Hem estetik hem akılcı bu kadar şık bir metine kolay rastlayamazsınız. Şöyle bir şey var ki roman bittiğinde kesinlikle bir kez daha okumalıyım diyeceksiniz çünkü geriden başlayan filmler gibi. Bulmacayı çözdükçe bağlayan romanlardan olduğu için şimdi de olayı bilerek farklı bakışla okuma arzusu veriyor. Roman dört bölümden oluşuyor; Yola Çıkış – Karşılaşma – Deneme – Geri Dönüş şeklinde. Benim favorim Geri Dönüş oldu çünkü yazar artık volkan gibi patlamış Deneme’nin sonunda. Pascal Mercier Geri Dönüş ile sizi perişan ediyor.

Lizbon’a Gece Treni Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından 16. Basımıyla İlknur  Özdemir’in çevirisiyle sizi bekliyor.

 

 

Sorry, the comment form is closed at this time.

 
buna benzer şeyler