Hendrick’s Global Marka Elçisi Duncan McRae ile Gerçekleştirdiğimiz Röportaj

Geçtiğimiz günlerde Ortaköy’de Tarihi Kethüda Hamamı’nda gerçekleştirilen, Hendrick’s Global Marka Elçisi Duncan McRae’nin yönettiği bir eğitime katılma fırsatı bulduk. Lanse edildiği gibi gerçekten de #AnUnusualTraining diyebiliriz bu tecrübe için.

Hendrick’s’in tüm yapım aşaması hakkında olan eğitimde, adım adım tadım yaptık desek kötü bir espri değil 🙂 gerçek bir tanım yapmış oluruz. Hendric’ks’in tüm aşamalarındaki tadına baktık. Ayrıca aroma için kullanılan parfüm örnekleri ve diğer botanikler de tanıtıldı.

En son Duncan barın başına geçip tüm katılımcılara özel kokteyllerinden ikram etti, aynı zamanda “bakın bu böyle yapılır” dercesine etrafa bilgi ve kültür pointsler saçtı.

Sevgili Keyif Adamı’nın koordinasyonuyla Duncan McRae ile gerçekleştirdiğimiz röportajın bir kısmı aşağıda, çok daha detaylısı için keyifadami.net’e de göz atabilirsiniz. Bu arada röportaj sırasında Duncan Mcrae özel bir kokteyl ikram etti, cin tonik ancak salatalık suyu katılmış bir karışımdı, hem sohbet hem de içkilerimiz hemen bitmesin diye 1 saate yakın sürdürdük röportajı 🙂

[hr gap=”20″]

Keyif Adamı: İstanbul’a hoş geldiniz, iyi akşamlar. Sizi burada konuk etmek harika. Sunumunuzdan çok etkilendiğimizi söylememize gerek yok zaten.

Duncan McRae: İyi akşamlar

KA: Bu akşam size Hendrick’s hakkında birkaç soru, marka elçisi hayatınız ve birkaç da özel soru soracağız. Bugün bizimle beraber Nerdeicek.com ekibi var. Kendileri İstanbul’da nerede içeceğimizi hoş bir şekilde sunuyor, ben de keyifadami.net’ temsilen buradayım, içki kültürünü yaymak için açtığım bir platform diyebiliriz.

DMR: Nerede ve ne içeceğiz:) Bu akşam iyi insanların yanındayım:)

KA: Kendiniz ve kariyeriniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

DMR: Edinburgh’de bir barda çalışırken cine aşık oldum. Bir gece hiç duymadığım bir kokteyl siparişi almıştım ve hiç beğenmedim. Müşteriye bana kokteyli biraz anlatmasını istedim, neden sipariş ettiğini öğrenmek istedim. İroni ya, kadın çok başarılı bir cin yazarı çıktı. Onun sayesinde cine aşık oldum. Cin o zamanlar çok popüler değildi fakat şans işte popüler olmaya başladı. İlk önce Tanqueray’de bir iş buldum ve 5 yıl önce de Hendrick’s markasına geçiş yaptım.

Nerde İçek: Takipçilerimize cini tanıtmak adına bir soru sormak istiyoruz. Sunumunuzda cinin sadece distile ederek üretildiğini söylediniz.

DMR: Distilasyon sihirli bir işlem. Bir sanat, simya. Distile içkiler kendilerini nasıl hazırlandığına göre tanımlıyor. Ham madde agave ise tekila, şeker kamışı ise rom, tahıl ise viski, votka oluyor. Cinde ise ham madde hakkında belirli bir şey yok. Distilasyondan sonraki işlemler cinin kendisini tanımlamasını sağlıyor. Tatlarını vermeye başladığımız anda cin kendini buluyor. Ardıç tabii ki başta geliyor.

Nerde İçek: Salatalık ve gül hakkında konuşuyordunuz. Diğer botanikler nedir? Tadım özelliklerini anlatabilir misiniz?

DMR: Cinin bu kadar kompleks bir tadının olması içeriğinin çok farklı olması. Ardıç dominant olmalı. Diğer malzemeler tabii ki yandan kendini hissettirmeli. Baharat, limon ve topraksı tatlar gelmeli. Bunlardan bazılarını öne çıkarmalı. O yüzden cin içerken genelde bu tatları alırsınız fakat her cinde başkası öne çıkar. Hendrick’s’te ise hiçbir içerik öne çıkmıyor ama tadını aldığınız anda vurguyu algılamanız lazım. Gülün buradaki görevini orkestradaki keman solisti olarak düşünün. Bütün orkestra sustuğu anda en son bir kemanın çaldığını düşünün. Cinin etkisi geçerken gülün devreye girmesi lazım.

KA: Marka elçiliği nasıl başladı?

DMR: Harika bir meslej. Dışarıdan çok kolay ve eğlenceli göründüğünü biliyorum. Dünyayı dolaşıyoruz ve içiyoruz gibi görünüyor. Ancak zor tarafları da var tabii ki. Küçük bir şirketim vardı bu işten önce. Gazeteceiler ve barmenlerin katıldığı etkinliklere hizmet veriyorduk. Kokteyl yapıp nasıl yapıldığını ve hikayesini anlatıyorduk. Bundan zevk aldığımı fark ettim ve bir içki şirketi benim gibi insanlara iş imkanı olduğunu söyledi.
5 yıl önce de Hendrick’s için çok heyecanlandım. Pazarlaması farklı, içki farklıydı. Uluslararası bir aile şirketi olması da ilgimi çekti. Harika bir senaryoydu.

Nerde İçek: Marka elçisi olarak sizden satışları yükseltmeniz bekleniyor mu? Asıl sorumluluklarınız nedir?

DMR: İlginç aslında. Ben kendimi yaratıcı direktör olarak görüyorum. İş arkadaşlarım aynı görüştemi bilemem ama ben böyle düşünüyorum. Lesley ben ve David 7/24 Hendrick’s için düşünen ve bunun için maaş alan üç kişiyiz. Tabii satış da bunun içine giriyor bir yerde. Direk ollarak böyle bir şey diyemem ama bu benim sorumluluğum değil demek de saflık olur. Dolaylı olarak çok etkimiz var. Elçi kelimesi diplomatik ve hassas bir kelime. Asıl olay içkinin, markanın ve iletişimin yüzü olmak.

KA: Hendrick’s hakkında marka elçiliği dönemindeki en çılgın anınız nedir?

DMR: Amerika ekibinin bir uçakta reklam yapması. Çünkü Hendrick’s te biz billboardlarda ya da gazetelerde reklam yapmak istemiyoruz. Daha çok deneyim üzerine çalışmayı, bunlar üzerine yoğunlaşmayı tercih ediyoruz. “Afedersiniz??” dedik. Ertesi gün Wall Street Journal’da tam sayfa bir reklam vardı. “Hendrick’s dünyanın ilk cin uçağını havalandırıyor” şeklinde bir haber vardı. Kocaman bir salatalık şeklinde bir uçak düşünün. Amerika’da 11 eyalet gezdi ve yüzlerce kişi uçurdu. Uçan bir salatalık 🙂
En hayal olan gibisi ise Birleşik Krallık’ta gel git sırasında senede sadece 40 dakika oluşan kumsalda oldu. Burada o 40 dakikada kriket oynanıyordu. Benim ilginç anımsa burada o oyun sırasında bir bar kurmamdı. Gel git erken gerçekleşti, dizimize kadar deniz varken cin tonik içiyorduk ve birkaç şişe kaybettiğimizi itiraf edebilirim.

Nerde İçek: En sevdiğiniz kokteyl nedir?

DMR: Cin bu konuda çok şanslı. Kokteyllerle kendini harika iletebiliyor. Bir kokteyl sürekli farklı olabilir. Barmene de bağlı tabii ki. Benim favorim ise birkaç parametreye dayanıyor ama Martini benim için çok özel. Basitliği, canlılığı harika. St. Germain des Pres ise modern kokteyller arasındaki tercihim. İçerisindeki lime, salatalık, chili, yumurta beyazı buzla çalkaladığınızda harika bir hal alıyor. Chili özellikle yeni bir içki içmenizi sağlıyor.

Nerde İçek: Negroni ile bir anınız vardı.

DMR: Evet Negroni’nin ortadan kaybolmasını umuyordum. Ancak hayatta bazı şeyleri zamanla seviyorsunuz. Kahve, viski gibi. Negroni, martini, viski, cin gibi içkiler bir başlangıçtan sonra gelişiyor. Zamanla sevmeyi öğreniyorsunuz. Modern hayatta tüketim kültürünü benimsedik. Fakat bazen en güzel deneyimler 5 dakika da yaşanmıyor tekrar tekrar denemeniz lazım. Negroni gibi.

KA: Issız bir adadasınız. Elinizde bir Hendrick’s var. Bunun yanında bir alkollü iki de alkolsüz şey alma şansınız var. Nasıl değerlendirirsiniz?

DMR: Salatalık ve tonik alırdım. Cin tonik için. Bitince de 50 yıllık Balvenie’yi açardım. Sahile uzanır ve dalgaların gelmesini beklerdim. 50 yıllık Balvenie varsa kurtarılmayı bile beklemeyebilirdim.

Nerde İçek: Rakı hakkında ne düşünüyorsunuz?

DMR: Çok güzel bir içki. Tatlandırılması harik, cine benziyor. Dünya küçüldükçe rakı da daha fazla tanınacaktır. Rakı da uluslararası olunca, barmenler daha çok kullanacaktır. Boğaz kenarında bir bardayken “Avrupa’nın son görüntüsü bu. Bundan sonrası Asya” demiştim ve barmenden bu görüntüye uygun bir kokteyl yapmasını istemiştim. Sunset’teydik. Konyaktan veya viskiden yaptığını düşünmüştüm. Beklediğimden farklı olarak Türkiye’yi yansıtan istediğim hissi uyandıran ve yerel malzemelerle hazırlanan bir kokteyl geldi.

KA: Son soruya geldik. Türk barmenleri eğitmeye geldiniz buraya. 1’le 5 arası derecelendirmeniz gerekse barları ve barmenleri nasıl değerlendirirsiniz?

DMR: Teknik kısımlar tek kelimeyle harika. Malzemeler, buz, bardaklar, kaşıklar her şey mevcut. Barlar markalar tarafından belirli şekilde cesaretlendirmişler. Bir noktada daha özgür olmak isteyecekler ve bu sayede daha iyi gelecek. Genel anlamda, yöntemler, teknikler ve sunum çok başarılı.
Beni daha çok etkileyen şey ise misafirperverlik. Bardağın içine koyamayacağınız ilgi ve detaylar var. İstanbul kokteylleri geliştirebilir ama bu şehri özel kılacak şey bu.

KA: Sizi burada ağırlamak harikaydı. Kethüda Hamamı da Hendrick’s ile harika bir birliktelik oluşturdu. Nerde İçek ekibine de çok teşekkür ediyorum zenginlik kattıkları için. Şerefe!!

DMR: Şerefe!!

Nİ: Şerefe!!

duncan-mcrae-roportaj

Sorry, the comment form is closed at this time.

 
buna benzer şeyler