Cihangir’de Samimi Bir Aile İşletmesi: Mayko Meze Evi

Gezmeyi ve keşfetmeyi sevenlere merhaba!

Henüz İstanbul’dan çıkamam, beachlere, denize çok var diyenlerdenseniz, hazır İstanbul da sakinleşmeye başlamışken, sevimli ara sokaklarını keşfe çıkmaya başlayabiliriz. Biz, 6 kaşif rotamıza cumartesi günü Beyoğlu’nun Cihangir’inden başladık. Cihangir’de çokça ünlenmiş mekan var hepiniz biliyorsunuz zaten. Bu kez amacımız daha bakir köşeleri gezmekti. Yeni açılan ya da gizli saklı çıkmaz sokaklarında sıra dışı seyler bulmak istedik.

Öğleden sonra Cihangir merdivenlerde yorulmuş ve hafiften acıkma sinyalleri veriyorken canım fresh bir şeyler çekti ve (niyeyse) yoğurtlu her şeyi yiyebilirim dedim. “Çukurcuma’ya doğru gidelim oradan ümitliyim” diyenler oldu. Tamam son gayret. Asri turşucusunun oradan dümdüz giderken, hani köşede deri çantalar ve ikinci el ayakkabılar satan bir dükkan vardır -ki her kadın o köşede duraksayarak hipnoza bağlar- işte o dükkanın yanında sokağa doğru kırmızı bir tabela dikkatimizi çekti. Çünkü tabelada MAYKO Meze Evi yazıyor. Benim anne tarafım Arnavut göçmeni olduğundan dolayı ‘Mayko’nun anne demek olduğunu biliriz 🙂

Dükkanın girişi o kadar şirin ve zevkli yapılmış ki kesin sahibi bir kadın ve o işletiyor diye arkadaşlara “Gelin bi’ bakalım” dedim. (Aslında daha çok acıktığımdan demiştim bunu:)) Kırmızı ahşap kapıyı açıp içeri girdik ki bu kadar karizmatik bir meze evi olmamıştır şu dünyada a dostlar. Kırmızı tuğla duvarlar, halata dolanmış ampuller, ahşap kasalardan raflar. Yahu küçücük mekanda nasıl böyle vintage bir atmosfer yarattınız! İçeride iki ahşap masa bir de harika bir ayna vardı. Raflarda reçeller, soslar. Her yerde saksılar, çiçekler.

Tarhana kokulu bir anne bekliyorduk ama güler yüzlü genç bir arkadaş karşıladı. Mayko’nun esprisini sorduk tabii. “Mezeleri ailedeki Mayko’lar yapıyor” dedi 🙂 Anne-teyze-hala herkes işin içinde yani. Buzdolabındaki mezeleri görünce daha fazla dayanamadık, burada yiyelim dedik ve yerleştik. Gruptan bazıları sigara içmek için dışarıdaki masalara kuruldular. Sonrası zeytinyağlı yaprak sarma, haydari, şakşuka, mücver, yoğurtlu semiz otu, humus, içli köfte, girit ezme, acuko, arnavut ciğeri, kuru biber dolması, kadınbudu köfte, diye say say bitmez. Herhalde es geçmediğimiz meze olmadı. Herkesin favorisi farklı oldu. Girit ezme ilk aklıma gelenlerden. İlk kez orada yediğim hardallı patates salatası vardı. O da çok lezzetli bir keşif oldu, net başa oynar.

Sofrada ne eksikti biliyorsunuz ama maalesef alkol ruhsatı yokmuş. Telefonla veya internetten sipariş verebilirsiniz dediler. Biz de n’apalım takeaway servisle bir homeparty düzenleriz dedik. Üzerine espresso’larımızı içtik, Instagram için güzel fonda pozlarımızı verdik ve yolumuza koyulduk.

Bir yıldır Çukurcuma’dalarmış. Mayko Meze Evi, evde annesinin yemeklerini özleyenlere, ofiste öğle yemeğini hafif yapanlara, misafirlerine akşam ziyafet çekeceklere, çimlerde kendi soframızı kurarız diyenlere, teras parti verenlere, alkol kültürümüzde vazgeçilmeyen değerli mezelerini yapıyor ve nadir kalitede bir mekan olarak hizmete devam ediyor. Uğramak isteyenlere tavsiye ederiz!

yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 
buna benzer şeyler